Ünlü gece kulübü Nahide´de arka arkaya yaptıkları programlarla sosyetenin gözdesi olan Selami Şahin ve Ümit Besen ikilisi, 33 yıllık dostluklarını GÜNAYDIN´a anlattı...
ŞAHİN: 150 HİT ŞARKIM VAR
Ümit'le 1978 yılında tanıştık... Benim yazdığım 'Şikayetim Var' adlı plağıyla 'Altın Plak' kazandı.
İkimiz de herkese yardım etmeye calışan, egosuz insanlarız. Bu yüzden de hic kavgamız olmadı.
Ben ilkokul mezunuyum. Ama 150 tane hit şarkım var. Bu başarıyı yakalamış başka sanatcı yoktur.
BESEN: AJDA'YLA AYNIYIZ!
Bizi basamak yapıp başarımızdan pay cıkaracak ya da bizi kirletecek insanlardan hep uzak durduk.
Ben taverna şarkıcısı değilim. Albümlerimin müzikal değerinin Ajda Pekkan albümlerinden hicbir farkı yoktur.
Müzikte 45 yılı geride bırakan iki ünlü sanatcısı Ümit Besen ve Selami Şahin, birlikte bircok başarıya imza atmanın ötesinde dostluklarıyla da sanat dünyasına örnek oluyor... Sahnede yarım asrı geride bırakmalarına rağmen enerjilerinden hicbir şey kaybetmeyen Besen ve Şahin, popülerliklerini korumayı da sürdürüyor. Dostlukta 33 yılı deviren iki usta, yıllar sonra GÜNAYDIN icin piyano başında buluştu ve özel acıklamalarda bulundu...
HIRSLARIMIZDAN ARINDIK
1979'da Selami Şahin'in şarkıları ile 'Altın Plak' ödülü alan Ümit Besen, aralarındaki dostluğu şöyle özetledi: "Bir kez bile kavga edip, şöhret uğruna birbirimizi zedelemedik. Bu saygıyı korumak icin hırslarımızdan arındık..." Kendisine 'taverna şarkıcısı' denmesinden rahatsızlık duyduğunu ifade eden Ümit Besen de şunları söyledi: "Piyano başında şarkı söyleyen herkes taverna şarkıcısı mı oluyor? Benim Nükhet Duru ya da Ajda Pekkan'dan ne farkım var? Restoranlarda sahne aldığım icin mi tavernacı oldum?" 45'inci sanat yılını kutlamak icin özel bir gece organize etmekle meşgul olan Selami Şahin ise "Bugüne kadar yaptığım 150 eser de dillere düşmüş. Herkes tarafından beğenilen tek besteci benim" diyerek yıllara meydan okudu...
'ŞİKAYETİM VAR'LA PATLADI
Yıllardır süren bir dostluğunuz var. Bu dostluğun temelleri nasıl atıldı?
ÜMİT BESEN: 1978'de sahne programı icin İstanbul'dan teklif geldi. Ve İstanbul'a geldiğimde ilk sahne aldığım mekana, Emre Plak'ın sahibi Hüseyin Emre ile Selami Şahin geldi. Selami'yi sahneye davet ettim ve birlikte söyledik.
SELAMİ ŞAHİN: Hüseyin Emre ile ben o yıllarda ev arkadaşıydık. Hüseyin bana bir müzisyen arkadaşı olduğunu söyledi ve dinlememi istedi. Sonrasında Ümit'i dinlemeye gittik. Ümit'in sesini ilk duyduğumda kulaklarıma inanamadım. Müthiş bir sesti... O gece ona albüm yapmaya karar verip kontrat imzaladık. 1979 yılında benim bestelerimden oluşan 'Şikayetim Var' albümünü piyasaya cıkardık. Bir anda da ilgi odağı oldu. Albüm patladı. Ama bunda en büyük etken Ümit'in sesi ve yorumu oldu...
ÜMİT' LE GURUR DUYDUM
Albüm bu kadar ilgi gördükten sonra "Keşke o şarkıları ben okusaydım" dediniz mi? Malum sanat dünyasında ego catışmaları cok sık rastlanır...
S.Ş.: Ümit'le yıllardır süren bir dostluğumuz var. Kendisiyle her zaman gurur duydum. Ne zaman bir araya gelsek, yeni cıkan şarkıcılara ve şarkılara bakıp "Helal olsun ne güzel şeyler yapıyorlar" diyoruz. Çünkü biz herkese yardım etme cabasında olan, egosuz insanlarız... Hayatım boyunca değil Ümit'e, hicbir sanatcıya karşı "Keşke şu şarkıyı vermeseydim de ben okusaydım. Ya da şu şarkıyı vermeyeyim de şöhret olamasın" diye bir düşüncem olmadı. Ümit'in sesine güvendim ve şarkılarımı ona teslim ettim.
Peki bu iyi niyetinizin karşılığını aldığınızı düşünüyor musunuz? Size de böyle yaklaşan dostlarınız oldu mu?
S.Ş.: Acıkcası sanat hayatım boyunca yardımcı oldular diyemem... Ama ben 16 yaşındayken, yani 1966 yılında şöhreti yakaladım. Taş plak zamanı yeni bitmiş ve artık 45'lik plakların cıktığı dönemdi... Allah vergisi bir yeteneğim vardı. Üstelik bestelerimi kendim yapabiliyordum ve hepsi de cok beğeniliyordu... Bu yüzden kimseye ihtiyac duymadım...
SAMAN ALEVİ OLMADIM
Ümit Bey, 1982 yılında okuduğunuz 'Nikah Masası' şarkısının gencler tarafından ezbere bilinmesi ve bu kadar büyük ilgi görmesinin nedeni sizce ne?
Ü.B.: İnsanların bu şarkıyı unutmaması icin özel bir şey yapmadım. Ama şarkının büyüsü o kadar fazla ki, dinleyen herkesi etkisi altına alabiliyor. Demek ben de dinleyen ve sevenlerime bir şeyler vermişim ki, beni hep yukarıda tutmuşlar... Çok şükür ki saman alevi gibi parlayan şarkıcılardan olmadım. Bu işe yıllarımızı verdik. İyi bir iş yaptığınızda da halk bunun hakkını veriyor...
S.Ş.: 'Nikah Masası' cok güzel bir şarkı... Hâlâ bu denli sevilip bilinmesinin sebebi bence, yapılmamışı yapmak, yazılmamışı yazmak... Bir de buna emek harcandığında, farklılığı üzerinden kac yıl gecse de bilinir ve asla unutulmaz...
HER TÜR ŞARKI SÖYLEDİM
'Taverna müziği'yle ilgili düşünceleriniz neler? Nedir bu müziğin özelliği?
Ü.B.: Benim bu konuda ciddi rahatsızlıklarım var. Çünkü ben taverna müziği yapmıyorum ve hic yapmadım. Taverna benim calıştığım mekanın adıydı... O mekanda söylediğim şarkılarla, albümlerimde söylediğim şarkılar birbirlerinden hep cok farklı oldu. Ben o mekanlara stüdyomu taşımadım... Eğlendirmeye ve eğlenceye yönelik her kesimden ve her türden şarkıları söyledim. Bu tarz eğlenceler artınca da, bir baktım 'taverna müziği' diye bir tabir oluştu... Sonra da adımı taverna şarkıcısı koydular...
Taverna şarkıcıları kim peki?
Ü.B.: Bu konuda vereceğim ilk isim Ercan Turgut'tur. Hani şu meşhur taverna eğlencelerinin kalıp sözcüğü olan "Ooo falanca beyler de, filanca hanımlar da gelmiş" tabirini o cıkarmıştır... Arif Susam da taverna şarkıcılığı yaptı. Ben 'taverna sanatcısı' lafına karşıyım aslında... Yıllarca Maksim'de sahneye cıkan onlarca isim var. Onlara da 'Maksim sanatcısı' mı diyeceğiz... Beni merak eden müzik gecmişime ve arşivime baksın... Bütün listelerde söylediğim şarkının tarzı pop müzik olarak yer alıyor.
Kaynak: GÜNAYDIN
http://www.sabah.com.tr/Gunaydin/Magazin/2011/01/23/egosuz_kavgasiz_32_yillik_dostluk
|